Yaklaşık 13 aydır kurumsal hayatta, pazarlama departmanında, marka ilişkileri ve imajı ile uğraşıyorum. Uğraşıyorum diyorum çünkü bir marka imajı oluşturmak öyle her yiğidin harcı olmadığı gibi bu imajı korumak da öyle kolay değil…

Öncelikle markanın bir kimliğe kavuşması için uçtan uca tüm süreçlerde o kimliği yansıtması ve süreçlerin tamamının bu kimliğe zarar vermemesi gerekiyor ki bu yönetimi hayli zor bir süreç. Dolayısıyla fazlasıyla emek, özveri ve beyin fırtınası içeren bir süreçten bahsettiğimizi söylemeye bile gerek yok.

Çocukluğumdan beri hayranlıkla reklamlarını ve vizyonlarını takip ettiğim iki Türk firması var ki bu süreçlerin neredeyse tamamında gayet başarılı bir şekilde ilerliyorlar. İşte bugün bu yazının konusu olan Türk Hava Yolları onlardan birisi.

Dünya’nın pek çok yerine uçan, gidilmeyen yerlere giden hatta kimsenin cesaret edemediği yerlere insani yardımlar götüren, şüphesiz milletçe ürettiğimiz en büyük marka olan Türk Hava Yolları bugünkü bu büyüklüğünü ya da bu itibarını sadece bir çok noktaya uçmasına ya da sıcak sandviçlerine borçlu değil elbette. Başarı küçük detaylardaki mükemmelliklerde saklıdır. Türk Hava Yolları da tam olarak bunu başaran markalardan biri.

Bir uçuşta olduğunuzu hayal edin. Uçağın körükten ayrıldıktan sonra pistin başına geçmesi için geçen süre ortalama 7-8 dakikalık sürecin tam olarak başındasınız. Kaptanlar uçuş hazırlıklarını yaparken kabin ekibi de uçuş emniyeti için talimatları aktarıyorlar. Sıradan, standart bir anons yerine uçaktaki ekranlarda beliren bir film olduğunu ve size bunu eğlenceli bir şekilde aktardığını düşünsenize. Şahsen kendi adıma ne kadar keyifli bir 8 dakika olabileceğini düşününce inanılmaz mutlu oldum.

İşte Türk Hava Yolları’nın rakiplerinden ayrıştığı noktalardan biri. THY bu 8 dakikalık süreyi kendi markasını sizin gözünüze sizi rahatsız etmeden sokabilmek için burada bazı videolar oynatıyor. Bu şekilde hem eğlenceli bir şekilde sizi uçuş emniyeti hakkında bilgilendirmiş oluyor hem de kendi brandingini yapıyor. Ki bu pek çok markanın beceremediği bir çalışma.

THY’nin bu amaçla yaptığı son çalışma ise aşağıda. Dilerseniz Türkçe dilerseniz İngilizce izleyebilirsiniz. Benim tavsiyem seslerin daha iyi olması sebebiyle İngilizce versiyonu. Keyifli seyirler:

İngilizce:

Türkçe:


Alperen Bilgehan Dede

Kendi çapında #endüstrimühendisi, Ucundan kıyısından #blogger, Biraz #pazarlama öğrenicisi, Nihayetinde #istanbul’da yaşam savaşı verici

0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.